Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
anlamsızlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamsız duruma gelmek


anlamsızlaştırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlamsızlaştırabilmek işi


anlamsızlaştırabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Anlamsızlaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Anlamsızlaştırmaya gücü yetmek


anlamsızlaştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlamsızlaştırılmak durumu


anlamsızlaştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamsız duruma getirilmek


anlamsızlaştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlamsızlaştırmak durumu


anlamsızlaştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Anlamsız duruma getirmek


anlamsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlamsız olma durumu, manasızlık


anlarsın ya!
Anlamı:

1. açıklanmaması gereken bir olayı dolaylı yoldan anlatmak için kullanılan bir söz


anlaşabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşabilmek durumu


anlaşabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Anlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Artık anlaşabileceğimizi sanmıyorum, diyerek herifin yüzünü duvara yapıştırıyor Mustafa.

1. Artık anlaşabileceğimizi sanmıyorum, diyerek herifin yüzünü duvara yapıştırıyor Mustafa.

2. Anlaşma becerisi bulunmak


anlaşık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri


anlaşılabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşılabilmek durumu


anlaşılabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlaşılma ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Hangi bay belediyeciye, hangi yerde ucuz ev tutulacağı bir çeşit piyango çekişiyle anlaşılabilir.

1. Hangi bay belediyeciye, hangi yerde ucuz ev tutulacağı bir çeşit piyango çekişiyle anlaşılabilir.


anlaşılan
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen

Örnek:

1. Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın.

1. Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın.


anlaşıldı Vehbi'nin kerrakesi
Anlamı:

1. `işin içyüzü, gerçeği öğrenildi` anlamında kullanılan bir söz


anlaşılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşılmak işi

Örnek:

1. Bu olayda dikkate değer olan, neye öncelik verildiğinin anlaşılmasıdır.

1. Bu olayda dikkate değer olan, neye öncelik verildiğinin anlaşılmasıdır.


anlaşılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlama işine konu olmak

Örnek:

1. Bu cümlelerin manaları yarım, bir asır sonra anlaşılacaktır.

1. Bu cümlelerin manaları yarım, bir asır sonra anlaşılacaktır.

2. Belli olmak, ortaya çıkmak

Örnek:

1. Karakol Cemiyeti'nin de İstanbul'dan maada, Bursa havalisinde de faaliyette bulunduğu anlaşıldı.

1. Karakol Cemiyeti'nin de İstanbul'dan maada, Bursa havalisinde de faaliyette bulunduğu anlaşıldı.


anlaşılmaz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf

Örnek:

1. Sen, anlaşılmaz bir ifşa kararıyla hayalimizin gözünü kör ettin.

1. Sen, anlaşılmaz bir ifşa kararıyla hayalimizin gözünü kör ettin.


anlaşılmazlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşılmaz olma durumu


anlaşıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşıvermek durumu


anlaşıvermek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , nesnesiz , nesnesiz , -le , -le , Çabucak anlaşmak


Telaffuz : anlaşı'vermek

anlaşma

İlgili Kelimeler:

çerçeve anlaşma, centilmenlik anlaşması, kredi anlaşması

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlaşmak durumu

Örnek:

1. Konuşmadan başka anlaşma aracı yok mu?

1. Konuşmadan başka anlaşma aracı yok mu?

2. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon

Örnek:

1. Ukrayna ile Türkiye arasında anlaşma yapıldı.

1. Ukrayna ile Türkiye arasında anlaşma yapıldı.

3. Sözleşme, kavil

Örnek:

1. Babasıyla arasında gizli bir anlaşma vardı.

1. Babasıyla arasında gizli bir anlaşma vardı.


anlaşma yapılmak
Anlamı:

1. anlaşma belgesi düzenlenip imzalanmak

Örnek:

1. İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı.

1. İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı.


anlaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak

Örnek:

1. Bakın böylesine bir dilimiz olmasaydı, nasıl anlaşacaktık şimdi?

1. Bakın böylesine bir dilimiz olmasaydı, nasıl anlaşacaktık şimdi?

2. -le , -le , -le , -le , Sözleşmek, sözleşme imzalamak, kavletmek